İşçi kadınların elleri şalter indirmeye daha yakın
Kadınlar bu süreçte ‘Neyi değiştirebilirim ki kendi başıma?’ fikrini söküp attı zihninden. Çünkü gördü ki birlikte hareket etmenin gücü zor, riskli ama bir o kadar da nefes aldıran bir şey.

Fotoğraf: Evrensel
Berivan Balkay
İstanbul – Son on yılın belki en hareketli birkaç haftasını geçiriyoruz. Gün geçmiyor ki adeta bir çığ gibi büyüyen hak gasplarına bir yenisi daha eklenmesin. Memleketin dört bir yanını kadınlar için “Daha ne kadar yaşanmaz hale getirebilirler” sorusuna her defasında daha da keskinleşen cevapları fiilen gördüğümüz bir dönemden geçiyoruz.
19 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla birlikte memlekette değişen atmosferin elbette kadınlar açısından da önemi oldukça büyük. Çevremizdeki AKP’li, CHP’li, DEM Parti’li ve politikadan uzak durduğunu ifade eden kadınlarla bu süreçte ettiğimiz sohbetlerden ortaya çıkan tablo, kadınların güvenli, insanca, şiddetsiz bir yaşamı kurmanın tek yolunun ses çıkarmak olduğunu ve bizzat kendilerinin de bir parçası olduğu mücadeleden geçtiğini söylemeleriydi. Çünkü bu birkaç hafta yalnızca bir seçilmiş belediye başkanının tutuklanması değil; çürümüş adalete, kadın cinayetlerine, antidemokratik uygulamalara, geçinememeye, gençler için geleceksizliğe karşı biriken öfkenin dışa vurumuydu. Ama bu yazıda da anlatacağımız işçi kadınlar için geçilmesi gereken en önemli eşik henüz geçilmedi. Henüz elleri şaltere gitmedi, henüz yumrukları kalkmadı. Bundan sonraki süreçte demokratik, eşit, insanca bir yaşamı kurmanın tek yolunun şalteri indirmek olduğunu henüz yüksek sesle söyleyebilmiş değiller.
"Birlikte hareket etmek özgürleştiriyor"
Esenyurt’ta yaşayan metal işçileriyle sürece ilişkin yaptığımız sohbetlerden bahsedecek olursak; kadınlar bir yandan sürecin devamı için endişeli, bir yandan da bu hareketliliğin içlerinde yeşerttiği umuttan fazlasıyla memnunlar. “Eylemlere katılmasın, başına bir şey gelir” diyerek annelerini eve bağlayan çocuklarına rağmen sokağa çıkan, küçük çocuğunu da alıp eylemlere katılan, eşinin tüm baskısına rağmen ona boyun eğmeyip yanındaki kadın arkadaşından güç alan kadınlar... Dün birbirine güvenemediğinden yakınırken bugün tüm kaygılarına rağmen yan yana durmalarının önemini tartışmaya başlayan kadınlar... “Siyaset hiç sevmem, bana göre de değil” derken bu süreçte iş yerindeki arkadaşıyla “Bu artık hayat memat meselesi” diye tartışan kadınlar... Markete çıktığında elindeki boykot listesine göre alışveriş yapmaya çalışan kadınlar...
Kendi fabrikalarında bu süreci tartışmaya çalışıyorlar ancak haliyle hâlâ kaygıları devam ediyor. Çünkü bir yandan işten atılma korkuları var, diğer yandan tutuklanma korkuları. Ama bu korkularının üzerine gitmek için de birbirlerinden güç alıyorlar. Verdikleri örnekler, tepkileri, endişeleri, hepsi çok benzer.
Eylemlerin Saraçhane’den değil, İstanbul Üniversitesinden başladığını konuşuyorlar. Gençler için işe yaramaz diyenlerin gençlerden öğrenmesi gereken çok şey olduğunu, gençlerin cesaretinden işçilerin öğrenmeleri gerektiğini tartışıyorlar. Ama iş burada biraz tıkanıyor çünkü üniversiteleri ya da okulları fabrikalar gibi görmüyorlar. Kendi çocukları eyleme gitsin, buna destek oluyor ve hatta “işten arta kalan” zamanlarında kendileri de gidiyorlar fakat mesai saatinde olmaz. Çünkü orası “ekmek kapısı” ve bu kapı kapanırsa halleri harap!
Esasen görmemiz gereken en önemli noktalardan biri şu: Kadınlar bu ülkede ses çıkarsa dahi öldürülmeye, tacize uğramaya devam eden; iş yerinde daha fazla baskıya maruz kalan kesim. Ama aynı kadınlar bu süreçte “Neyi değiştirebilirim ki kendi başıma?” fikrini söküp attı zihninden. Çünkü gördü ki birlikte hareket etmenin gücü zor, riskli ama bir o kadar da nefes aldıran, özgürleştiren bir şey. Henüz kendi iş yerlerinde “genel grev” çağrısının karşılık bulamayacağını düşünse de bu çağrı geldiği an harekete geçmeye hazırlar. Çünkü gün geçtikçe kötüleşen yaşam koşullarına tahammülleri kalmadı. Öldürülmeye, şiddete, baskıya dayanma gücü kalmadı. Ufacık bir kıvılcım ateşleyecek o çağrıyı. Birlikte mücadelenin gücünün nelere yettiğini de deneyimleyerek öğrenecek ve mücadeleyi büyütecekler.
Evrensel'i Takip Et